Tuesday, June 28, 2005

 

Şemşamer Mezhebi

Ortalık durulana kadar yalnızca birazcık takip ettim. İsmet Özel yine ülke gündemine yerleşti bir süre. Yıllardır temkinli takip ettiğim bu ünlü türk düşünürü hakkında nihayet fikirlerim netleşmeye başladı. Karar vermek için beklemenin yararını gördüm.

Bir kaç lafla ortalığı kasıp kavurdu. Ve bu kez yeniden başka bir elbiseyle karşımızda. Sosyalistken isllamcı olduğunda ben aslında hiç değişmedim diyordu. Yine ben değişmedim aynıyım diyor. Lakin sosyalizm nere, islam nere, faşizm neresi. Kendi sahiplendiği bir kimlikse onu reddettiğinde nasıl aynı kişi olarak kalabiliyor mümkün değil. Kimlik değil kisve olduğunu iddia ediyor bir süre sonra. Zaman gazetesinde yazdığı yazıda (ona da ayrıca değinmek gerek) Hilmi Yavuz tam da benim söyleyeceklerimi biraz daha kibar bir dille "Ama her değişim, mazur görülebilir mi? Türkiye gerçekten tuhaf bir ülke. Mesela, 1970’lerde Sosyalist, 1980’lerde İslamcı, 2000’lerde de Milliyetçi kesilenlerin bu ‘değişim’lerini mazur görmek mümkün müdür? ‘Yükselen değerler’i kollayan bir ideolojik kaypaklık ve bu kaypaklığı aşırı narsistik ego’larına dayanak olarak kullanmak! Değişimlerinin, makul mazereti yoktur bu gibilerin,-gerekçeleri, kof bir retoriktir! Rüzgarların nereden estiğine bakarak yön tayin eden ‘rüzgar horozları’nı, ‘değişme’ varoluşun temelkoyucu ilkesidir, diye bağışlayabilir miyiz? "diyerek dile getirmiş.

Bakıyoruz Sosyalizmin piyasa yaptığı dönemlerde İsmet Özel sosyalist. Bundan ekmek yiyor. Bakıyoruz siyasal islamın piyasa yaptığı dönemde İsmet Özel müslüman. Ve bugünlerde yurtsever cephelerin oluştuğu, kızıl elma ittifaklarının kurulduğu, Türk Solu gibi kıymeti kendinden menkul orjinal türkçülük yorumlarının yükselmeye başladığı dönemde İsmet Özel yine farklılığını ortaya koyuyor. "Tanrı Türkü üstün yarattı" diyor. Tanrıdan gelen bir bilgi midir? kendisine sormak lazım.

Gazete ve dergilerdeki röportajlarını okudum. İpe sapa gelecek taraflarını aradım. Lakin bulmak güç.

"Ama Türklük başka bir şey. Biraz önce söyledim, Araplar İslam’ın yükünü taşımada enerjileri azaldığı sırada Türklük ortaya çıktı.

Ama Araplar bu enerjiyi yüksek miktarda taşıdıkları sırada onlar da Türk’tü tabiî ki. Şu manada; Kâfirle çatışmayı göze alan Müslüman’a Türk diyoruz. Almıyorsa Müslüman, tamam bir şey dediğimiz yok. " evet ilginçliğe bak. Yıllarını düşünmeye adamış bir entellektüel bu türden cümleler kurabiliyor. enerjiyi yüksek miktarda taşıdıkları dönemde araplar da türkmüş. Tabii bu enerjiyi verenin Türk olduğu o yüzden bu enerjiye kavuşanın otomatikman türkleştiği gibi bir sonuçta çıkaracaktır yarın bir gün.

Mesele başka. İsmet Özel'in mezhebinden kaynaklanıyor bu durum. Bunu da yine dolambaçlı demogoji yöntemleriyle kendisi ifade ediyor.

"Dünya hayatı dediğimiz şey eğer hiçbir fayda istihsal etmeden geçen bir süre ise, o manada dünya hayatı dolayısıyla bir tanıklık da gereklilik. Demek ki tanıklığın gerekliliği, elde edilen ya da istihsal edilen faydayla alakalı. Yani ben dünyada bulunmaktan faydalandığım nispette tanıklık edebildim. Dolayısıyla faydanın hem miktarı, hem de türü değiştikçe tanıklığın şekli de belki değişmiş oldu. Ama dediğim gibi, dünyada bulunmaktan elde edilen faydadır esas olan. Dolayısıyla bu, benim dışımdaki insanların dünyada bulunmaktan ne fayda temin ettikleri konusundaki anlayış farkı, benimle onlar arasındaki farkı doğuruyor sanıyorum. "

Dünya hayatından fayda istihsal edebilmek için o faydaya doğru yön değiştirmek icabediyor anlaşılan. Batıda buna makyavelizm, pragmatizm filan deniyor olabilir. Ama sürekli yüzünü güneşe döndüren ayçiçeğine bakarak ortaya atılan bir halk bilgeliğini, bir deyimi hatırlamadan edemiyorum. Şemşamer Mezhebi. Tam da Özel'in özelliğine dünya hayatından istihsal ettiği faydanın yöntemini açıklığa kavuşturuyor bu deyim.

İsmet Özel yıllar önce waldo emerson ve henri david thoroy arasındaki ünlü diyaloğa dayanarak waldo sen neden buradan değilsin diyerek bir kitap yazmıştı. Özel'e yakınlık hissetmemi sağlayan tek kitabı buydu diyebilirim. Lakin yukarda kendi açıkladığı sebebe dayanarak olsa gerek diyaloğu tersine döndürdü ve yıllar sonra Henri Sen Neden Burdasın adında bir kitap daha yazdı. Ama bu kitabı okuma gereği hissetmedim. Nedense demeyeceğim. Çünkü galiba nedeni ortada.

İsmet Özel bundan 15-20 yıl sonra bize bilmediğimiz, farkında olmadığımız neler söyleyecek. Doğrusu ben mutlaka bir şeyler bulacağına inanıyorum. Ama yazık ki o keşfedene kadar bunlardan habersiz yaşamak zorunda kalacağız. İsmet Özel sonunda devrini tamamlayacak. Kendi etrafında dönerek yine başladığı noktaya dönecek. Yani eninde sonunda yine kendi olacak. Bakmayın onun üzerinde taşıdığı elbiseye. Modası geçtiğinde değiştirecek ve o eski elbise yalnızca eski fotograflarda kalacak.

Comments: Post a Comment

Subscribe to Post Comments [Atom]





<< Home

This page is powered by Blogger. Isn't yours?

Subscribe to Posts [Atom]