Wednesday, June 22, 2005
Yasamaya dair
Bugun gunlerin en uzunuydu, gunesin dogusundan batisina kadar gunle birlikte olmak istedim. Bilmem nedendir, gunleri daha doyasiya yasamak ve vakit kaybetmemek hastaligi hasil oldu bende bir suredir. Yaslanmaktanmi yoksa zamanin degerini daha iyi anlayip bir gun, belki de biraz sonra su biyolojik dunyadan ayrilacagimi daha iyimi anladigimdandir. Yoksa yasamaktan simdiye kadar bir sey anlamadigimi anladigimdan midir.
Dostlar, korkularimizla birlikte yasayip onlarla olecegiz, bizlerle gelen tek sey kendi yarattiklarizdan baska bir sey olmayacak ve geride biraktiklarimizla surdurecegiz bu yasam denen, yeni ve degisen maddesel urunlerle hayatini surduren anlamadigimiz hic bir zamanda anlayamayacagimiz, uzerine felsefe yapip devrimlerle degistirmeye calistigimiz, baskalarini elestirip kendimizi dogru cikarmaya ugrastigimiz, inancsizlarla ve inananlarla birlikte bazende ikisininde farkinda olmayanlarla birlikte paylastigimiz su guzelim mavi gezeni birakip gidecegiz.
Oylesine, su yasamdan bekledigimiz ve bizden beklenenleri dusunup durdum hem iste hem yolda hem meyhanede hem cevremdekilerle bagirip cagrisirken ve yilin en uzun gununu dunyaya ve yasama ayirdigim icin memnundum.
Ama kendimden -tam olarak, insan olarak-ne kadar memnunum onu tam bilmiyorum, zannetmiyorum ki bunu tam anlamiyla bilen de pek kimse yok su dunyada, biraz once oturup iciyordum bir meyhanede, soyle etrafimdakilere tekrar tekrar baktim. Kadinlari gozledim , erkekleri gozledim , bazi kadinlara ic cektim, hayvansiligimizin fizyolojik olarak bizde hala var olduguna kendimi yeniden ve yeniden inandirdim. Ve yasanacak dunyada var olmanin sorusuyla gene tek basima kaldigimi gordum, gecenin bir yarisinda bir text mesaji geldi neredesin ne yapiyorsun, komik bir yanit vermek istedim verdigim cevap: 'yilin en uzun gununde, gunun uzunlugun guzelligine sukrediyorum oldu, ya sen dedim. Gelen cevap su an isim var benim icinde sukreder misin oldu, bende, artik kimseye olduk olmadik iyilikler yapmiyorum,kendi isini kendin yap, herkes gibi sende yalnizsin, sende herkessin..... oldu. Bilmiyorum bunun arkasinda ne vardi ve varolaninda arastirilmasi gerekir mi onuda pek bilmiyorum, belkide oylesine soylenmiste olabilir, belkide cok derin felsefi , Freudinan bir aciklamasida olabilir, kendimi icinde kaybettigim libodomdan kendi kendimi arindirmam da olabilir gerisinde . Yada tatmin ettiremedigim, vaginal acligimda olabilir, yada cevredeki insanlarin boslugundan etkilenip kendi kendime bende oyle olsammi deyipte kucukken hep dusundugum sogan yeme hikayem gelmistir aklima: Mutlu olabilmenin yolu herseyi bir kenera koyup yalnizca kendi uzerinde yogunlasmaktan ve hic bir sorunla ilgilenmemekten , yeniye yada kendini kiyaslayabilecegin hic birseye acilmamaktan, evinde dunyadan fazla beklentin olmadan bir kuru sogan ve ekmek yiyerekten mutlu olunabilecegi dusuncesidir bu aklima gelen-belki de olumdur dusundugum ve nicin yapmiyorum her istedigimi sorusudur arkasinda yatan. Yada baglanmisligin verdigi eziklik ve onun altindan kalkamamaktir beni rahatsiz eden, belkide hay anasini sattigimin tum celiskileri sizlerle daha iyi hesaplasmam ve kendi durustlugumde yasamak istememden kaynalanmistir bana bunu dusundurenler ve benim zamani daha cok sevip ve onu daha iyi harcamaya cok iyi harcamaya yillar once karar vermem ve kendime tekrar tekrar hatirlatmam.
Sizin nedeniniz ne olaki dus dostlari?
Sores
Dostlar, korkularimizla birlikte yasayip onlarla olecegiz, bizlerle gelen tek sey kendi yarattiklarizdan baska bir sey olmayacak ve geride biraktiklarimizla surdurecegiz bu yasam denen, yeni ve degisen maddesel urunlerle hayatini surduren anlamadigimiz hic bir zamanda anlayamayacagimiz, uzerine felsefe yapip devrimlerle degistirmeye calistigimiz, baskalarini elestirip kendimizi dogru cikarmaya ugrastigimiz, inancsizlarla ve inananlarla birlikte bazende ikisininde farkinda olmayanlarla birlikte paylastigimiz su guzelim mavi gezeni birakip gidecegiz.
Oylesine, su yasamdan bekledigimiz ve bizden beklenenleri dusunup durdum hem iste hem yolda hem meyhanede hem cevremdekilerle bagirip cagrisirken ve yilin en uzun gununu dunyaya ve yasama ayirdigim icin memnundum.
Ama kendimden -tam olarak, insan olarak-ne kadar memnunum onu tam bilmiyorum, zannetmiyorum ki bunu tam anlamiyla bilen de pek kimse yok su dunyada, biraz once oturup iciyordum bir meyhanede, soyle etrafimdakilere tekrar tekrar baktim. Kadinlari gozledim , erkekleri gozledim , bazi kadinlara ic cektim, hayvansiligimizin fizyolojik olarak bizde hala var olduguna kendimi yeniden ve yeniden inandirdim. Ve yasanacak dunyada var olmanin sorusuyla gene tek basima kaldigimi gordum, gecenin bir yarisinda bir text mesaji geldi neredesin ne yapiyorsun, komik bir yanit vermek istedim verdigim cevap: 'yilin en uzun gununde, gunun uzunlugun guzelligine sukrediyorum oldu, ya sen dedim. Gelen cevap su an isim var benim icinde sukreder misin oldu, bende, artik kimseye olduk olmadik iyilikler yapmiyorum,kendi isini kendin yap, herkes gibi sende yalnizsin, sende herkessin..... oldu. Bilmiyorum bunun arkasinda ne vardi ve varolaninda arastirilmasi gerekir mi onuda pek bilmiyorum, belkide oylesine soylenmiste olabilir, belkide cok derin felsefi , Freudinan bir aciklamasida olabilir, kendimi icinde kaybettigim libodomdan kendi kendimi arindirmam da olabilir gerisinde . Yada tatmin ettiremedigim, vaginal acligimda olabilir, yada cevredeki insanlarin boslugundan etkilenip kendi kendime bende oyle olsammi deyipte kucukken hep dusundugum sogan yeme hikayem gelmistir aklima: Mutlu olabilmenin yolu herseyi bir kenera koyup yalnizca kendi uzerinde yogunlasmaktan ve hic bir sorunla ilgilenmemekten , yeniye yada kendini kiyaslayabilecegin hic birseye acilmamaktan, evinde dunyadan fazla beklentin olmadan bir kuru sogan ve ekmek yiyerekten mutlu olunabilecegi dusuncesidir bu aklima gelen-belki de olumdur dusundugum ve nicin yapmiyorum her istedigimi sorusudur arkasinda yatan. Yada baglanmisligin verdigi eziklik ve onun altindan kalkamamaktir beni rahatsiz eden, belkide hay anasini sattigimin tum celiskileri sizlerle daha iyi hesaplasmam ve kendi durustlugumde yasamak istememden kaynalanmistir bana bunu dusundurenler ve benim zamani daha cok sevip ve onu daha iyi harcamaya cok iyi harcamaya yillar once karar vermem ve kendime tekrar tekrar hatirlatmam.
Sizin nedeniniz ne olaki dus dostlari?
Sores
Subscribe to Posts [Atom]