Wednesday, September 28, 2005
Turkiye'nin Kara Kasina Kara Gozune Hasret Avrupa
1950 lerden bu gune Turkiye Cumhuriyeti hukumetlerinin devlet politikasi olan Avrupa'nin bir parcasi olmak zihniyeti ne Turkiye'ye nede Turkiye halklarina bir yarar saglamistir, saglayacaktir. Turkiye ekonomisi, zaten neo-liberal politikalar isiginda IMF ve Dunya Bankasinin her turlu yaptirimlarini bu gune kadar kabul etmis durumdadir. Cok uluslu sirketler ulkemizde -tabiki dunyanin baska ulkelerinde de oldugu gibi- istedikleri gibi ticaret yapabilmekte ve tasoranlar sayesinde ulkenin ucuz emek gucunu somurebildikleri kadar somurmektedirler. Bu gunki iktidar partiside gecmisteki iktidarlar gibi dunya kapitalistlerine hizmet etmekten daha farkli bir sey yapmamaktadirlar. Duzen icerisindeki politikacilar , Avrupa Birligini halkimiza satabilmek icin ellerinden geleni yapmaktadirlar, sanki Avrupa Birligi'nin bir sihirli deynegi varda biz uye olur olmaz butun dertlerimize bir anda care bulabilecegi inancini yaymaya calisiyorlar. Bu tamamen ters bir dusuncedir, oncelikle: Avrupa Birligi tamamen bir ekonomik birliktir, kulturel yanini bir kenara koymak gerekir. Salt ekonomik olmasida Avrupa kapitalistlerinin butun gelismeleri islerine gelebilecek sekilde duzenlemelerini gerektirir. Turkiye'ye bir bakalim. Iktidar partisi neo-liberal politikalari izleyen, ozellestirme yanlisi buyuk sermaye arkadasi bir iktidar. Kapilari sermayeder icin sonuna kadar acik. Ayrica Orta Doguda'ki savasin destekleyicisi bir iktidar. Tabiki Ingiltere gibi emperyalist, savas duskunu bir ulke, Turkiye' nin Avrupa Birligi'ne girebilmesi icin destegini gosterecektir. Ama Turkiye'den beklenenler nedir? Ingiltere Turkiye'nin kara kasina kara gozune hasretliginden Turkiye'yi desteklememektedir. Amac , zaten kullandiklari ucuz is gucumuzu daha da fazla ve yararli bir bicimde kullanmak ve Turkiye gibi buyuk bir ordusu olan ulkeyi Avrupa saflarina alip-zaten pratik olarak orada-daha fazla yaptirim gucune sahip olmaktir. Bunun yaninda sunuda soylemek gerekirki, yukarida belirttigim iki onemli unsur , Avrupa Birligi uyeligi konusunun yalnizca kucuk bir parcasidir, daha dogrusu olay biraz daha karmasiktir. Fakat burada konuyu basitlestirmek acisindan yalnizca bu iki onemli unsura deginilmistir. Ayrica, Avrupa Birligi her firsatta Turkiye'deki insan haklarindan bahsetmektedir, ve bizim bazi aydinlarimizda eger AB ye girersek ulkemize insan haklari gelecektir yanilgisindadirlar. Buda bir baska yanlis, eger biz halk olarak insan haklarini kendi cabalarimizla, sivil toplum orgutlerimizin gucleriyle kazanamiyorsak, ithal edilen insan haklari bizlere hic bir sekilde yarar saglamaz. Zaten bu haklar yalnizca kagit uzerinde kalan kurumus murekkepler olacaktirlar. O kadar uzaga gitmemek gerekir, terorle mucadele adi altinda Ingiltere, ki Avrupa'nin sozde en liberal ulkesi,onune geleni tutuklamaya hatta sokak ortasinda infaz etmeye baslamistir. Insan haklarini kendi ulkesinde cigneyen bu neo-liberal savas duskunleri Turkiye'ye insan haklari ve demokrasi ihrac etseler ne olurki. Turkiye halklari icin en onemli sey, birlikte hareket edip yeni bir siyasal olusum icerisinde hem kapitalizme hemde emperyalizme karsi insan haklarini savunun barisci bir dunya icin mucadele vermektir.
Ses Online daki bir haber icin gonderilen bir yorumdur
Sores
Ses Online daki bir haber icin gonderilen bir yorumdur
Sores
Subscribe to Posts [Atom]