Thursday, November 10, 2005
Baskaldiri elitislere karsi koymanin en iyi yolu diyor Fransiz Isci sinifi
Insan haklari savunucusu Martin Luther King "Eylemler sessiz insanlarin sesidir" demisti 1960daki siyahi Amerikanlarin baskaldirilari icin.
O zamanlar siyahi getolardaki yoksul halkin irkciliga ve baskilara karsi baskaldirisi vardi. Daha sonralari 1980 lerde Ingilterede siyahiyla beyaziyla yoksul halk devletin somurusune buyuk sehirlerde karsi cikti.
Simdiyse Fransa'da buyuk sehirlerin varoslarinda ikinci ucuncu kusak Afrikali, Arap kokenli yoksul halk uzerlerindeki baskiyi silkelemek icin baskaldiriyor.
Her defasinda yoneten sinif ve burjuvazi onyargili goruslerle olaylari farkli yonlere dogrultup isi bir irk savasi durumuna suruklemek istiyorlar. Olaylari 'kendini bilmez' genclerin cikardigi dusuncesiz eylemler olarak aciklamaya ve lanse etmeye calisiyorlar. Ve tabiki arkasindan sorunlarin ana kaynaginin ne oldugunu aciklamaya calisanlari dislayip yeni cozumler oneren neo-liberal muhafazakarlari dahada one cikariyorlar.
Butun bunlari cok kulturlu toplumun sorunlari olarak aciklamaya calisan burjuva yazarlari ulusal kimligin kayboldugu ve bunun yeniden yapilanmasi gerektigini vurgulayan yazilar ve yorumlarla sovenist ideolojilere yataklik etmekten geri kalmiyorlar. Ki bu Turkiye dede ayni sekilde uygulanmaktadir, ozelliklede Kurt toplumu uzerine yapilan baskilarda bu cok iyi gorulmektedir. Ama her zaman gozlenen sey burjuvazinin ortak kimliginin ileriye surulmesidir ki hic kimse yoksul halkin kimliginin ne oldugunu , ne soylemekte nede tartismaktadir.
....
Yabancilasma
Ornegin 2002 yilinda Fransiz ic isleri bakani Musluman gruplari dislamaya ve onlari marjinellestirmeye calisti, ki ayni sey Ingilterede Tony Blair ve onun New Labour partisi tarafindan yapilmaktadir.
Fransiz Parlementosu okullarda basortusunu ve diger dini sembolleri yasaklayaraktan bir radikal adim daha atti. Ki bunun arkasinada 'Fransadaki ayrimlari kaldirmak istiyoruz ' kisvetiyle girdi. Daha dogrusu: insanlari daha cok ayirip yabancilastirmak istiyoruz demeleri gerekiyordu, ozelliklede Musluman kokenli kuaey Afrikalilari. Duzen partilerinin hepside toplumdaki , Arap ve Afrikali karsitligini gormezlikten gelip , katilasan irkciliga goz yummanin Fransiz esitciliginin ilkesi oldugunu savunmaktanda cekinmediler, tabiki bugunku sorunlarin ana kaynaginin kendileri oldugunuda inkar etmekten kacinmadan.
Tabiki bunun yaninda sorunlara bulacaklari gunah keciside hazir durumdaydi, oda 'kendilerini Avrupali Fransiz toplumuna ayak uyduramayan Musluman Araplardi'. Bilindigi uzere, Fransizlar gelismis , uygar bir toplumdur ve bu ulkeye gelen herkes onlarin istedigi gibi yasamalidir cunku onlarin yasam tarzi en yuksek degerlere sahiptir. Yani irkci, baskici bir toplumun degerleri onlarin somurgelerinden gelen halklarin degerlerinden dahada ustundur. Ne kadarda mantikli bir yaklasim! Tamda uygar burjuva Avrupalisina yakisir bir anlatim. Tabi hic kimse bu insanlarin normal isci sinifindan gelen , yoksul halk oldugunu belirtme ihtiyaci duymamaktadir cunki, bu insanlar 'gercek Fransiz' degillerdir. Oda ne oluyor ise? Gercek Fransiz, sanki kafatasi arastirmasi yapan nazi Almanyasindaki SS subaylarinin soylemleri gibi, 'Gercek Alman' ariyoruz, 'hakiki Turk' ariyoruz. Bu fikir neo-liberal burjuvazinin isci sinifini bolme cabalarinin bir parcasindan baska bir sey degildir.
...
Baskaldiri:
Bu sehir kavgalari, iscilerin hep birlikte organize olarak greve gitmelerinden farkli bir sey degildir. Cunki isin sonunda kendi basina orgutlenen bir sinif mucadelesinden bahsetmekteyiz. Mucadele her iki taraftada kapitalistler ve onlarin yoksul halklar uzerinde uyguladigi baskilara karsi koyan orgutlenmis guclerden bahsetmekteyiz. Fransiz devleti yakinda baskilarla bu baskaldiriyi ortadan silkecegini umut etmektedir, ki kendisine Amerika'daki 1960 olaylarini ornek almaktadir.
Tabiki bu onemli gunlerde, sola cok buyuk gorevler dusmektedir, oda Avrupa'daki muslumanlarin savunulmasidir. Onlarin seytanlastirilmasina ve marjinellestirilip yabancilastirilmasina izin verilmemeli, sosyalistler olarak onlarin insan hak ve ozgurluklerinin savunulmasi gerekliligini her alanda belirtmemiz ve savunmamiz gerekmektedir. Buda , eger olacaksa , Avrupada ki sosyal kaynasmanin tek yolunun irk uzerinden, din uzerinden degil, sinif uzerinden gerceklesecegini belirtmekten gececektir.
Daha huzurlu bir dunya icin tum dunyanin isci siniflari kapitalizme ve emperyalizme karsi birlesin!
Sores
O zamanlar siyahi getolardaki yoksul halkin irkciliga ve baskilara karsi baskaldirisi vardi. Daha sonralari 1980 lerde Ingilterede siyahiyla beyaziyla yoksul halk devletin somurusune buyuk sehirlerde karsi cikti.
Simdiyse Fransa'da buyuk sehirlerin varoslarinda ikinci ucuncu kusak Afrikali, Arap kokenli yoksul halk uzerlerindeki baskiyi silkelemek icin baskaldiriyor.
Her defasinda yoneten sinif ve burjuvazi onyargili goruslerle olaylari farkli yonlere dogrultup isi bir irk savasi durumuna suruklemek istiyorlar. Olaylari 'kendini bilmez' genclerin cikardigi dusuncesiz eylemler olarak aciklamaya ve lanse etmeye calisiyorlar. Ve tabiki arkasindan sorunlarin ana kaynaginin ne oldugunu aciklamaya calisanlari dislayip yeni cozumler oneren neo-liberal muhafazakarlari dahada one cikariyorlar.
Butun bunlari cok kulturlu toplumun sorunlari olarak aciklamaya calisan burjuva yazarlari ulusal kimligin kayboldugu ve bunun yeniden yapilanmasi gerektigini vurgulayan yazilar ve yorumlarla sovenist ideolojilere yataklik etmekten geri kalmiyorlar. Ki bu Turkiye dede ayni sekilde uygulanmaktadir, ozelliklede Kurt toplumu uzerine yapilan baskilarda bu cok iyi gorulmektedir. Ama her zaman gozlenen sey burjuvazinin ortak kimliginin ileriye surulmesidir ki hic kimse yoksul halkin kimliginin ne oldugunu , ne soylemekte nede tartismaktadir.
....
Yabancilasma
Ornegin 2002 yilinda Fransiz ic isleri bakani Musluman gruplari dislamaya ve onlari marjinellestirmeye calisti, ki ayni sey Ingilterede Tony Blair ve onun New Labour partisi tarafindan yapilmaktadir.
Fransiz Parlementosu okullarda basortusunu ve diger dini sembolleri yasaklayaraktan bir radikal adim daha atti. Ki bunun arkasinada 'Fransadaki ayrimlari kaldirmak istiyoruz ' kisvetiyle girdi. Daha dogrusu: insanlari daha cok ayirip yabancilastirmak istiyoruz demeleri gerekiyordu, ozelliklede Musluman kokenli kuaey Afrikalilari. Duzen partilerinin hepside toplumdaki , Arap ve Afrikali karsitligini gormezlikten gelip , katilasan irkciliga goz yummanin Fransiz esitciliginin ilkesi oldugunu savunmaktanda cekinmediler, tabiki bugunku sorunlarin ana kaynaginin kendileri oldugunuda inkar etmekten kacinmadan.
Tabiki bunun yaninda sorunlara bulacaklari gunah keciside hazir durumdaydi, oda 'kendilerini Avrupali Fransiz toplumuna ayak uyduramayan Musluman Araplardi'. Bilindigi uzere, Fransizlar gelismis , uygar bir toplumdur ve bu ulkeye gelen herkes onlarin istedigi gibi yasamalidir cunku onlarin yasam tarzi en yuksek degerlere sahiptir. Yani irkci, baskici bir toplumun degerleri onlarin somurgelerinden gelen halklarin degerlerinden dahada ustundur. Ne kadarda mantikli bir yaklasim! Tamda uygar burjuva Avrupalisina yakisir bir anlatim. Tabi hic kimse bu insanlarin normal isci sinifindan gelen , yoksul halk oldugunu belirtme ihtiyaci duymamaktadir cunki, bu insanlar 'gercek Fransiz' degillerdir. Oda ne oluyor ise? Gercek Fransiz, sanki kafatasi arastirmasi yapan nazi Almanyasindaki SS subaylarinin soylemleri gibi, 'Gercek Alman' ariyoruz, 'hakiki Turk' ariyoruz. Bu fikir neo-liberal burjuvazinin isci sinifini bolme cabalarinin bir parcasindan baska bir sey degildir.
...
Baskaldiri:
Bu sehir kavgalari, iscilerin hep birlikte organize olarak greve gitmelerinden farkli bir sey degildir. Cunki isin sonunda kendi basina orgutlenen bir sinif mucadelesinden bahsetmekteyiz. Mucadele her iki taraftada kapitalistler ve onlarin yoksul halklar uzerinde uyguladigi baskilara karsi koyan orgutlenmis guclerden bahsetmekteyiz. Fransiz devleti yakinda baskilarla bu baskaldiriyi ortadan silkecegini umut etmektedir, ki kendisine Amerika'daki 1960 olaylarini ornek almaktadir.
Tabiki bu onemli gunlerde, sola cok buyuk gorevler dusmektedir, oda Avrupa'daki muslumanlarin savunulmasidir. Onlarin seytanlastirilmasina ve marjinellestirilip yabancilastirilmasina izin verilmemeli, sosyalistler olarak onlarin insan hak ve ozgurluklerinin savunulmasi gerekliligini her alanda belirtmemiz ve savunmamiz gerekmektedir. Buda , eger olacaksa , Avrupada ki sosyal kaynasmanin tek yolunun irk uzerinden, din uzerinden degil, sinif uzerinden gerceklesecegini belirtmekten gececektir.
Daha huzurlu bir dunya icin tum dunyanin isci siniflari kapitalizme ve emperyalizme karsi birlesin!
Sores
Subscribe to Posts [Atom]