Thursday, January 04, 2007

 

solislam

Ertuğrul Günay ve Mehmet Bekaroğlu’nun “Siyasal Düşünce Platformu” adı altında bir süredir basında üzerine konuşulan bir çalışma içinde olduklarından haberdar olduk. Sol ve İslamın bir arada anılması doğal olarak tartışmaya çok açık bir zemin oluşturuyor.

Türkiye dünyanın diğer mümleketlerinden kaynaklanan ideolojilerle yüzyüze geldiğinde garip sentezler oluşturmada üzerine rakip tanımayan bir ülkedir. Sözgelimi diktatörlükle demokrasiyi, bilimle mistisizmi, islamla liberalizmi, kapitalizmi, Atatürkçülükle maoizmi sentezlenebilir. Daha garibi böyle garip alaşımların etrafında insanların samimiyetle bağlandığı hatta hayatlarını ortaya koyabilecekleri siyasal örgütlenmeler bu topraklarda yaşama imkanı bulabilir.

Çoğu zaman bu ideolojik sentezlerdeki garipliğin sebebi vazgeçilmeyen bir düşüncenin ya da inançların evrensel düşüncelerle desteklenmesi ihtiyacı vardır sanıyorum. Bir de bu tür düşünceleri ortaya koyan düşünürlerin (!) entellektüel birikimleri yabana atılmamalı.


Sol ve islam neden bir araya gelmesin? Kemalizmle faşizm, maoizm vs. bir araya gelebiliyorsa, İslamla kapitalizm, liberalizm bir araya gelebiliyorsa, Milliyetçilikle sosyalizm bir araya gelebiliyorsa, sosyalizm ve islam neden bir araya gelmesin gerçekten.

Kaldı ki dikkat edilmesi gereken en önemli konu şudur. Türkiyedeki sosyalist hareketin en ateşli savunucuları büyük çoğunlukla islamın bir mezhebi olan Alevi müslümanlar olmuşsa bugüne kadar, onlarla aynı gerekçelere dayanarak neden sünni müslümanlar sosyalizmle ilişki kuramasın? Sorulacak asıl soru budur. Adı üstünde bir şeyh olan şeyh bedreddinle, pir sultan abdalla, yunus emreyle, hacı bektaşla rahatlıkla hem de en aşırı uçlarda iletişim kuran evrensel sosyalistler sünni islamla iletişim kurmanın önünde nasıl bir engelle karşılaşabilirler.

Felsefi problemler var. Konuyu tartışmaya açan her kalemin ilk aklına gelen klişeler mesela. “Din afyondur”, islam özel mülkiyete izin verir vs.

Bunlar çok yüzeysel problemler. Hangi din afyondur, nasıl algılandığında veya nasıl uygulandığında afyondur? Mülk gerçekten kimindir. Devlet nedir. Devlet ve teba ilişkisi nasıl olmalıdır. Sosyal adalet, haklar ve özgürlükler, insan hakları, üzerinde mutabakat sağlanacak pratik ve düşünsel alanlar nelerdir? Türkiyede yaşayan insanlar açısından bakıldığında bu tür siyasal bir yaklaşımın doğuracağı sonuçlar yararlı olabilir mi? Çok çok tartışılması, incelenmesi gereken nokta var.

Bir de şuraya dikkat etmekte aşırı derecede önem ve yarar olduğunu düşünüyorum. Diğer sentez çalışmalarında düşülen mantık hatalarını tekrarlayıp garabet doğurmak yerine, birbirlerinden farklı düşündüklerinin farkında ama paylaşılabilir ortak değerleri savunan bireylerin birlikte hareket ettiği bir oluşumu gerçekleştirmek en doğrusu galiba...

Comments: Post a Comment

Subscribe to Post Comments [Atom]





<< Home

This page is powered by Blogger. Isn't yours?

Subscribe to Posts [Atom]